ceyda'nın tükkanı

Wednesday, November 29, 2006

Yazı

Kaç gündür giriyorum bloga ve tam iki satır yazmaya başlıyorum, işler birden yoğunlaşıyor, birazdan devam ederim diyorum ne mümkün:) Şimdi de bilmem kaçıncı yazıya başladım bunu bitirebilirimsem çok mutlu olacağım:)

Şu sıra herşey öyle hızlı ki yetişmeye çalışırken yorgun düşmekten korkuyorum. Kendi işini yaparken insan hadi saat 6 oldu gideyim artık diyemiyor. Yemek yaparken, alışverişte bile iş düşünürken buluyorum kendimi. Bunu böyle yaparsam mı iyi, şöyle mi yapmalı diye sürekli plan proje içinde oluyorsun. Eskiden şirketlerde çalışırken de tamam 6 oldu çıkalımcı biri değildim ama burada daha fazla enerji gerekiyor. Bu şikayet değil aslında sedece biraz daha rahat olmam konusunda kendimi telkin sanırım:))

Bir de fena halde İstanbul'u özledim sanırım şu sıralar:) Boğazın kokusunu, her sabah onların sesiyle uyanırken offf yine mi dediğim martıları, İstiklal cad.'ni, beyoğlunun kalabalığını,fransız sokağında çalan müziği, kapalıçarşıdaki dar sokakları, sahafların tozlu kitaplarını, kızkulesinin zerafetini, damalisin kahvesini, beylerbeyinin çayını, vapurun sesini, trafiğini, gürültüsünü...

En kısa zamanda bir haftasonu gidilmeli sanırım:)))

Wednesday, November 22, 2006

Cmt ve sonrası


Cumartesi gecesini gayet başarılı bir şekilde geçirmenin dayanılmaz hafifliği ile bir kaç gün blogu da sermiş bulunmaktayım biliyorum:))) Ama size kısa bir özet geçiyorum hemen.

Cmt. sabahtan başladım hazırlıklara, ben akşam yemeği olduğu için 19:00 gibi gelirler diye tahmin ederken 16:00 gibi biz geliyoruz telefonları gelmeye başladı:) Neyseki bir çok şey hazırdı. Hemen sofralar hazırlanmaya başladı. Koltukları biraz iterek 3 masa kurduk:)) Sayı gerçekten de 30 idi çocuklarla beraber. Onlara da ayrıca bir masa hazırladık. İlk defa bu kadar çok katılım olmuş bu tür bir organizasyonda. Bu da beni pek mutlu etti. Çocuklar da üstkatta kendilerince gruplara ayrıldılar yaşlarına göre ve gecenin sonunda herkes memnun görünüyordu:)

Pazar günü haliyle yayılarak geçirdik. Zaten tüm hafta eve sürekli bir şeyler aldığımız için alışverişe de gitmedik:) Pazartesi günü yine toplantılar yoğun olduğu için de ancak bugün yazımı yazabildim. Tembel beni:))

Thursday, November 16, 2006

Dünden sonra, yarından önce.

Dün sabah bizim Sukuşu'nun ben okula gitmiyeceğim demesiyle güne başladık. Ne oluyor paniğini atlattıktan sonra birgün önce okulda öğretmeniyle bir problem olduğu çıktı ortaya. Amanın dedim aklıma biyonikkedinin yazıları geldi ama öğretmeni geçen yıl da aynıydı yok değil saçmalama diyerek kendimi bir yatıştırdım ve Sukuşu ile olabildiğince sakin konuşmaya başladım. Neyse olayın bizim ufaklığın dersleri biraz sermesiyle alakalı olarak öğretmeninden azar işitmesi olduğu ortaya çıktı. Zaten olayı bir haftadır ben de takipteyim bunun geçici bir süreç olduğunun ve Sukuşunun kendini toplayacağından emin olduğum için üstüne gitmeyerek sadece izlemekte olduğumu ama yatarken bazı hikayelerle olayı ona bildiğimizi ve en azından şimdilik ona bıraktığımızı dokundurmaktayım. Nedenini gayet iyi biliyorum çünkü:) Neden de Damlakız'ın bu sene kendinden hiç beklenmeyen bir şekilde derslere sarılması ve eve gelince hay allah ya yine 98 falan diyerek hani bizim Damlakız hep 100 alıyorda 98 çok da memnun olmamış gibi şımarması. Voleybolda 2. gruba yükselmesi.(maçlara çıkacak kendisi artık:))Sukuşu'nun okul, bale ve yüzme motivasyonunu etkiledi biraz. Dün akşam tekrar 2 kızımla beraber bir çay sohbeti yaptık ve ikisi de bugün pek bir neşeli kalktılar.

Tabii benim dün iki arada bir derede Sukuşunun öğretmeniyle yaptığım ufak sohbetten haberi yok:)) Kendisi gerçekten her sınıfa gerekli bir öğretmen, sohbet sonunda herkes daha rahatlamış ve huzurluydu. Kendisine teşekkür ediyorum buradan da ilgi ve anlayışına.

Bir de bir bilmecem var arkadaşlar:))) 30 kişi yemekte nasıl ağırlanır??? 3 gün önce kocamın dediğine göre bu cmt. akşamı 30 kadar misafirimiz olacakmış akşam yemeğinde. Hadi canım dedim yoooo gerçekten dedi. Hani kızlardan birini istemeye geliyorlar da haberim mi yok ya da oğlanı benden gizli sünnet mi ettiriyoruz ayol adam nedir bu :))) İşyerinden arkadaşları, eşleri, çoluk çocuk 30 oluyoruz. E bana kolay gelsin kızlar ben gidip yemek yapayım:))))

Tuesday, November 14, 2006

Siyah İnci'den mektup var:)

Dün Siyah İnci'den haber aldım ve burada diğer benim gibi merak eden herkesle paylaşmak istedim. Blogunu bir kaza sonucu kapatmış ancak tekrar yeni bir blog açacakmış. Oh dedim rahatladım:))

Buradaki dostlukların, arkadaşlıkların gücü gerçekten çok büyük birçoğumuz birbirimizi tanımıyoruz ama eski dostlar gibi de birbirimizi önemsiyoruz, merak ediyoruz. Bir süre biri yazmasa nerede, ne oldu diyoruz, derdine üzülüp, mutluluğuna seviniyoruz. Yazılarından o söylemese de ne hissettiğini anlıyoruz...

Bir blog toplantısı yapsak diyorum:)) Zamanını herkese uygun olan bir zamana ayarlamaya çalışalım hemen bu haftasonu demiyelim ki herkes kendini ona göre organize etsin. Gelmek isteyenler parmak kaldırsın:))

Ps: Siyah İnci maillerine cevap yazdım ama alamadıysan bana tel nomerosu yazarsan arayabilirim canım.

Friday, November 10, 2006

Yeni proje ve ilk sonuç

Eveettt yeni proje, koşuşturma derken sonunda sizlere de artık bundan bahsedebilirim. Burada yazmamak, evde konuşmamak için harcadığım çabayı size anlatamam:))) Bu sefer kendime söz vermiştim bir sonuç alıncaya kadar söylemeyeceğim diye çünkü. Aslında kendimi test ettim çünkü hemen anlatırım ben, söylemeden duramam:)))

Biz zaten burada ingilizce ders veriyoruz ama öğrencilerimiz genelde akademisyen. Hepsi kocaman insanlar ama ben ve güzi çocuk manyağı iki kadın olarak ve bu işin küçükten temellerinin doğru atılması gerektiğini düşündüğümden ve yıllardır zaten bir sürü anaokulu ve kreşlerle haşır neşir olmamdan kaynaklı. Neden daha küçük çocuklar da olmasın diyerek anaokulu ve kreşlere yönelik bir program hazırlamaya başladık. Ne kadar küçük yaşta sevdirilebilinirse ve ne kadar doğru bir öğretim seçilirse ve de ne kadar eğlenceli hale getirilirse alınan sonuçta o derece başarılı oluyor diye düşünüyorum. İlk anaokulumuzla dün anlaşmamızı tamamladık:)

Bir sürü 4,5,6 yaş gruplarımızdan yeni çocuklarımız var:)

Wednesday, November 08, 2006

Kayıp: Siyah İnci

Siyah İnci'den haberi olan var mı??? İki gündür bloğuna girilmiyor. Mail gönderdim mailler de geri döndü. Haberi olan var mı??? Çok merak ettim ben...

Tuesday, November 07, 2006

Evet biliyorum çok ara verdim. Bir önceki postta deniz var ama şimdi dışarıda kar:))) Haftasonunu beyaz karlar içinde kahvaltı sefasıyla açtıktan sonra geçen haftadan beri bir maratondur devam ediyor. Ofiste yeni bir proje peşinde koşturmaktan etrafımı görecek halim yok.

Geçen hafta biz bunu neden yapmıyoruz diye bir fikirle sohbet masasından kalktıktan sonra günledir bu işin alt yapı çalışmaları devam ediyor. Sonuçlandığı gibi sizlere de anlatacağım ama biraz daha zaman gerek:)

Bu arada blogda gezerken herkes bir sürü şey yazmış hepinize yetişeceğim çok azimliyim:))

Bu arada bir de soru sizlere!!!
Çocukluğunuzda ilk çıktığınız gösteride ne yaptınız ya da hangi roldeydiniz
Tazeleyin bakalım hatıraları:)))