<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' version='2.0'><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-33147269</atom:id><lastBuildDate>Tue, 13 Oct 2009 07:20:44 +0000</lastBuildDate><title>ceyda'nın tükkanı</title><description></description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>39</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-7315671744320742647</guid><pubDate>Sat, 07 Jul 2007 17:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-22T23:02:29.805-07:00</atom:updated><title></title><description>Ilk once kizlarin okulunun web sayfasiyla baslayalim. Okullar kapanmadan bir ay once basladik. Daha bitirebildik mi? Hayir:)) Ama olsun cok azimliyiz bitecek. Bilgileri alma kismi cok sancili gecti. www.munevverozturkioo.k12.tr adresinden bakabilirsiniz. Ilk sayfa olarak hazirlik asamasindadir yazisi cikiyor, onu tiklayinca bizim yarim web sayfasi ile karsilasiliyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okullar kapanmadan once baslayan bir de gosteri serisi vardi. Ankara'nin tum alisveris merkezleri ve senlik alanlarinda ortalama 5 kostumle cocuk giydirip soyan ve de artik kecileri kacirmak uzere bir hatun gorduyseniz o bendim:) Su ayrica yuzdugu takimda ust takima gecti, bundan en kucuk benim diye sikayet etse de aslinda pek mutlu oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damlanin nihayet disci kosusturmasi artik ayda bire indi ve telleri tamamen takildi. O da takimda maclara cikmaya basladi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artik elimde bir o takimin bir bu takimin flamalari maclara ve yarislara da kosturuyo olacagiz:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En minik de okullu oluyor:) En anasinifi 4 yas grubuna kayit yaptirdik. Gecen hafta icinde de okulda ogretmeni ile tanisma toplantisina gittik. Sanki bizim bucuruk buyumus adam olmus havalarinda. Gitti ogretmeniyle tanisti. Kizlar buyudugu icin onlarinkisini unuttum mu yoksa bunda son numara diye daha mi heyecanlandim bilemedim:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde de bazi ufak tefek dekorasyon calismalari gerceklestirdik onlari da en kisa zamanda yazacagim. Valla ya soz:))))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-7315671744320742647?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/07/ilk-once-kizlarin-okulunun-web.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-4624240778551478257</guid><pubDate>Mon, 25 Jun 2007 14:40:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-06-25T07:46:33.586-07:00</atom:updated><title></title><description>Cookkk uzun oldu biliyorum. Aslinda hep yazmak icin basladim ama birturlu devam edip yayinlayamadim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oncelikle merek edenlere hemen soyleyeyim. Iyiyim herhangi bir sorun yok. Sadece tembel oldum ben. Hele okullar kapaninca bir rehavet bir rehavet:))) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse en kisa zamanda neler yaptigimi yazacagim hepinizi cokk ozledim:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-4624240778551478257?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/06/cookkk-uzun-oldu-biliyorum.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-8287864791039721486</guid><pubDate>Thu, 12 Apr 2007 10:44:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-04-13T01:34:39.952-07:00</atom:updated><title></title><description>Mutfak robotu limonlu kekini bana ithaf etmis kendisine cok cok tesekkur ediyorum. Yazilari 3 gun icinde yazmak gerekiyormus ama ben biraz gec kaldim sanirim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem ameliyat oldu ve su anda gayet iyi. Ankara Fitik Merkezi'ndeki tum doktor (Ipek Hn ve Hakan Bey'e) ve calisanlara cok tesekkur ederim. Cok rahat hissettirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrica Damlakizin dis tedavisi derken bu hafta epey kosusturmaca ile gecti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yemek konusunda ole Mutfak Robotu gibi becerikli degilimdir ama sooole bir neler yapariz bakalim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi menuye Ada Koftesi ile baslayalim arkadaslar. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/Rh89l73hOjI/AAAAAAAAACM/k6tedMIfrgc/s1600-h/ada.gif"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/Rh89l73hOjI/AAAAAAAAACM/k6tedMIfrgc/s200/ada.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5052825028867996210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Midilli'den göç edenlerin getirdikleri bir köfte türüdür; katkı maddesi olan kekik yüzünden lezzetlidir.&lt;br /&gt;Hazırlanışı: Kıyma, hayli sulu çokça ekmek içiyle, soğan, tuz, biber ve bol kekik (1 yemek kasigi) konarak yoğrulur; köfteler yapıldıktan sonra 1-2 saat dinlendirilir. Kiyma harcinin sulu olmasi gereklidir. Kızdırılan"zeytinyağında" una bulanarak kızartılır, sıcak servis edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Firinda Kremali Patates&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/Rh89WL3hOiI/AAAAAAAAACE/odPAvuyf7jM/s1600-h/patates.gif"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/Rh89WL3hOiI/AAAAAAAAACE/odPAvuyf7jM/s200/patates.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5052824758285056546" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Oldukca kolay kurtarici yan yemek (ne demekse simdi:))&lt;br /&gt;Hazirlanisi: 3-4 adet patates haslanir. Kabuklari soyularak ezilir. 1 paket krema biraz tuz ve bir fincan sut ile iyice karistirilir. Uzerine kasar rendelenir ve firina surulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalburdan Cekme&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/Rh896L3hOkI/AAAAAAAAACU/0c2ic8Aog1k/s1600-h/kalbur.gif"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/Rh896L3hOkI/AAAAAAAAACU/0c2ic8Aog1k/s200/kalbur.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5052825376760347202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1 bardak sut&lt;br /&gt;1,2 bardak zeytinyag&lt;br /&gt;1 yemek kasigi irmik&lt;br /&gt;1 yemek kasigi seker&lt;br /&gt;1 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;alabildigi kadar un (hamur yumusak olmali)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;icine 1 bardak ceviz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;surup icin;&lt;br /&gt;3,5 bardak seker&lt;br /&gt;3 bardak su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamur yogurulup biraz dinlendirilir. Avuc ici kadar hamur alinip bastirilir. Icine ufalanmis ceviz konularak. yuvarlanir (rende uzerinden olmasi tavsiye edilir sekil verebilmek icin ustune) Tepsiye dizilir. Kizarinca uzerine sogutulmus surubu dokulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim sorular ve cevaplar bolumune;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.1. Daha once yasadiginiz 3 sehir?&lt;br /&gt;Istanbul; Dogup buyudugum canim Istanbulum&lt;br /&gt;Akcay (Balikesir) Kalbim egede kaldi:) &lt;br /&gt;Bir de simdi yasadigim Ankara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.2. Tatil icin gittiginiz, gordugunuz ve onermek istediginiz 3 yer?&lt;br /&gt;Paris...Kendimi asla yabanci hissetmedigim yer.&lt;br /&gt;Cunda...Burada yaslanabilirim:)&lt;br /&gt;Asos...Sakin ve huzurlu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.3. Yasamak istediginiz (gormediginiz de olur) 3 sehir?&lt;br /&gt;Deniz olsun yeter:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.1. Su anda ki mesleginiz nedir?&lt;br /&gt;Grafik tasarim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.2. Dunyaya yeniden gelseydiniz, hangi meslegi yapmak isterdiniz?&lt;br /&gt;Ic mimar falan olmak isterdim sanirim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.3. "Kesinlikle ben yapamazdim" dediginiz meslek nedir?&lt;br /&gt;Doktorluk. Kan tutuyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.1. Yasam felsefenizi olusturan sozlerden biri?&lt;br /&gt;Bu da gecer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.2. Bir kitapdan alinma, cok sevdiginiz bir cumle veya paragraf veya bolum?&lt;br /&gt;Hayatını o şekilde yaşa ki; her an kendi elini sıkabilesin ve her gün&lt;br /&gt;faydalı olan, hiç olmazsa bir şey yap ki; gecelerin yaklaşırken örtüleri&lt;br /&gt;üzerine çekip kendi kendine "ben elimden geleni yaptım" diyebilesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.3. Cok sevdiginiz bir siirin bir parcasi?&lt;br /&gt;Canim arkadasim Meltem Kaya'nin kitabindan Akasyanin Sarkisi'ndan bir bolum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkbahar kokan bir sonbahar sabahına uyandı dalgın gözlerin &lt;br /&gt;Sen sonbaharın sarılığını eskiden hiç bilmezdin... &lt;br /&gt;En güzel çiçeklerini uzatmıştı hep pencerendeki akasya &lt;br /&gt;Ondandır sen yaşamın kupkuru dallarını hiç görmedin... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baharlar upuzun yollar gibi uzansın ömrüne! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz kokan bir kıyı kasabasında uyandı yorgun gözlerin &lt;br /&gt;Sen fırtınaların ıslığını eskiden hiç bilmezdin... &lt;br /&gt;Sevda çığlıklarıyla en güzel şarkılarını söylemişti hep göğündeki martılar &lt;br /&gt;Ondandır sen yaşamın azgın dalgalarını hiç tanımadın... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizler gökyüzü atlası gibi serilsin ömrüne!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-8287864791039721486?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/04/mutfak-robotu-limonlu-kekini-bana-ithaf.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/Rh89l73hOjI/AAAAAAAAACM/k6tedMIfrgc/s72-c/ada.gif' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>12</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-2362283709078129881</guid><pubDate>Mon, 02 Apr 2007 15:40:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-04-02T12:41:54.707-07:00</atom:updated><title></title><description>Cuma gunu Pinonun daveti uzerine Ankara'lı Kadın Tasarımcılar Çalıştayı’na katildim. Tabii yine benim bitmeyen islerin sonucunda ogleden sonra katilabildim. Kiki, Acemi Asci, Asuman ve Pino dokturuyorlardi marifetlerini. Asistanlari olarak o gune katilmis olmaktan cok mutlu oldum. Buradan hepsine cok tesekkur ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Inanilmaz keyifli zaman gecirdim. Onlara soz verdigim uzere bazi calismalari gerceklestirip buradan sergiliyorum:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet calismanin ayrintilari su sekildedir arkadaslar: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RhFbu4Rj9BI/AAAAAAAAABs/rqTflww1VS0/s1600-h/Untitled-1.gif"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RhFbu4Rj9BI/AAAAAAAAABs/rqTflww1VS0/s320/Untitled-1.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5048917518197191698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RhFcCIRj9CI/AAAAAAAAAB0/QE3rGWKim38/s1600-h/saat1.gif"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RhFcCIRj9CI/AAAAAAAAAB0/QE3rGWKim38/s320/saat1.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5048917848909673506" /&gt;&lt;/a&gt;Evde ve isyerinde ne kadar atil bilgisayar parcasi varsa once onlar toplanir. Sonrasinda ayni zamanda ucretsiz terapi mahiyetinde bir guzel hepsi parcalanir. Cok keyifli mutlaka deneyin:)) Mouse, anakart, klavye tuslari kullanilarak; kolye, koldugmesi, kupe, yuzuk (insanin elinde ctrl tusu olmasi super), anahtarlik, duvar saati, mouse dan kapi zili gibi yapilabilecek tum abuk ne varsa imal edilir:))))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yaptim oldu. Hatta tahminimin disi etraftan kapisildi:) Mutlaka deneyin bence:) Altindan yazilmis isim kolye olur da klavye tusundan olmaz mi???? Oluyor valla:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-2362283709078129881?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/04/cuma-gunu-pinonun-daveti-uzerine.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RhFbu4Rj9BI/AAAAAAAAABs/rqTflww1VS0/s72-c/Untitled-1.gif' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>18</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-7974111094182969196</guid><pubDate>Wed, 28 Mar 2007 13:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-03-28T06:38:42.964-07:00</atom:updated><title></title><description>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Uzun zaman oldu biliyorum ama tam yazacağım zaman bir şeyler çıkıyor. Bunca yıldır ben hem çalışıp hem de evdeki işleri hallederken, şimdi evde sürekli işlerle uğraştığım halde neden bitmiyor anlamıyorum:))) Tamam taşınır gibi evde değişiklikler yaptım ama gerçekten bitmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan işlere birkaç örnek veriyorum sizlere:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RgpvUoRj86I/AAAAAAAAAAw/ViXeG6hWraE/s1600-h/collage.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5046968732621206434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RgpvUoRj86I/AAAAAAAAAAw/ViXeG6hWraE/s200/collage.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1) Kızların odalarını ayırdım. Bunu yaparken de evdeki eşyaları kullandım. Eskiden kullanılan bir dolabı, tamir ederek ve de boyasını değiştirerek Sukuşu’na yepyeni bir elbise dolabı yaptım.&lt;br /&gt;2) Sukuşu’nun bebekliğinden kalma bir dolabı da Damlakız’ıma kitap dolabı yaptım. Bunun da boyası değişti.&lt;br /&gt;3) Perdelerini değiştirdim, duvara monte ettim. &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RgpveoRj87I/AAAAAAAAAA4/XJW45vx1b_Q/s1600-h/collage1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5046968904419898290" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RgpveoRj87I/AAAAAAAAAA4/XJW45vx1b_Q/s200/collage1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4) Balkona eski sebze kasalarından (mahallenizin manavlarından ücretsiz edinebilirsiniz) önce yıkayıp, sonra zımpara ve boyasını hallettikten sonra. Nalburlardan alacağınız zincirleri kullanarak patates, soğanlık yaptım:))&lt;br /&gt;5) Perdelere gelince de kesildi, teğellendi bir makine çekilecek. Bunu da bitirince pek rahatlayacağım:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RgpvtYRj88I/AAAAAAAAABA/Q9QMlxMeKAE/s1600-h/collage5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5046969157822968770" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RgpvtYRj88I/AAAAAAAAABA/Q9QMlxMeKAE/s200/collage5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu arada evde ne kadar verilecek, atılacak eşya varsa hepsi elden geçti. Benim çocukluğumdan kalan bazı eşyaları annem sakladığı için kızların yaşları bunları kullanmaya uygun olduğunda annem çıkarır getirir bu eşyaları:) Bunların içinde birkaç parça vardır ki ben bile vermeye kıyamıyorum. Yine bu amaçla saklanan bir deri mantom varmış tam Ardabey yaşlarında giydiğim. Bunu da çıkardım bizim ufaklığa hazırladım. Çok mutlu oldu, hatta bayıldı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E bahar geldi şimdi sıra bahçede:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne bitmez işlerin içinde buldum kendimi. Benim acilen çalışmam lazım ama evdeki işler ne olacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada bir de tasarım yarışmasına katıldım. Sonuçta kazanacak falan değilim ama bu medeni cesareti göstermiş olmam bile yeter bana şimdilik:))) &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-7974111094182969196?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/03/uzun-zaman-oldu-biliyorum-ama-tam.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/RgpvUoRj86I/AAAAAAAAAAw/ViXeG6hWraE/s72-c/collage.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>20</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-5083157353125011836</guid><pubDate>Tue, 13 Mar 2007 08:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-03-13T01:52:11.545-07:00</atom:updated><title>ev ve işler</title><description>Perde bitmedi valla:))) Neden diye soracak olursanız ben evi hallaç pamuğu gibi attırmaktayım. Tüm yenilikleri buradan sizlere de göstereceğim ama az biraz daha zaman gerekiyor:)) Hepinize güzel haftalar diliyorum:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-5083157353125011836?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/03/ev-ve-iler.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>10</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-6542383537850005523</guid><pubDate>Mon, 19 Feb 2007 07:58:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-02-19T06:42:17.071-08:00</atom:updated><title>Bu haftaki faaliyet konusu</title><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/Rdm3Oecy71I/AAAAAAAAAAM/LnBWQnr_2X8/s1600-h/P2150060+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5033255517883133778" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/Rdm3Oecy71I/AAAAAAAAAAM/LnBWQnr_2X8/s200/P2150060+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çok yaratıcı oldum ben:) Yine bir okul performans ödevi ile boğuşurken afiş çalışması için çocuklara da biraz daha keyifli olması açısından ve de 5 ufaklık + bizim Damlakız ve Ufaklık derken 7 oluyor proje çalışmalarındaki ev sınıfımız:) Onları biraz daha olaya katılır, odalar arası dağılmadan bir masa başında tutabilmek adına, bez afiş çalışması yapmaya karar verdik. Verdik de branda bezi, çadır bezi kıvamında bir malzemeye ulaşamadık etrafta. Tüm yollar Ankara’nın göbeğinde bir yerde kesişiyor. Çokkk uzak geldi, tamam üşendim kabul ediyorum. Evi bir kurcalayayım sanki böyle bir malzemeye eskiden sahibim de unutmuşum gibi geliyor. En sonunda merdiven altınındaki kolileri tekrar ele aldım ve sonunda mutlu son, buldum. Hem de tahminimden çok daha fazlaymış yani 2 önceki evin balkonuna taktırdığım brandadan perdeyi buldum. Kestim biçtim çocuklara hazır ettim. Boyadık ellerinin izlerini falan çıkarttık bir de slogan, altına üstüne sırt takarak derken afiş olayı tamamlandı. Bir de sunum yaparken giyecekleri t-shirt ler de hazırladık beraberce boyayarak:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalan parça bana diyor ki gel beni tekrar kaldırma, sen bir şeyler yap benden. Kıramadım yıllardır ihmal ettiğim brandayı.:) Salonun bir türlü içime sinmeyen perdelerini değiştirmeye karar verdim. Bir heves elimde mezura ölçtüm biçtim gereken notları aldım. Şekil olarak da kafamda biçimlendirdikten sonra bu haftaki faaliyet konusu olarak belirledim kendime:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E bana kolay gelsin, bakalım becerebilecek miyim???&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-6542383537850005523?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/02/bu-haftaki-faaliyet-konusu.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_IsaGJ-KGSUo/Rdm3Oecy71I/AAAAAAAAAAM/LnBWQnr_2X8/s72-c/P2150060+copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>12</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-117127225883994023</guid><pubDate>Mon, 12 Feb 2007 09:23:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-02-12T01:24:18.843-08:00</atom:updated><title>Ev hatunu ceyda</title><description>Evhatunu olmak bana yaramadı:)) Neden derseniz temizliğe kaptırdım ilk hafta. İlk Ankara’ya taşındığımda da böyle olmuştu. Evde her şeyin yeri gözüme bir tuhaf görünmeye başladı. Salonun şeklini değiştirdim. Üst kattaki salonu çocuklara oturma, dinlenme ve de eğlenme salonu haline getirdim ki gün içinde zaten 50 kere topladığım alt salon hiç değilse biraz derli toplu dursun diye. Kendime bir de burada kahve köşesi yaptım. Tamam itiraf ediyorum daha pek de keyfini çıkaramadım ama onu da yapacağım:) Evde elden geçmedik yer kalmadı televizyon sehpasına bile el atmış durumdayım onarılacak yerlerini hallettim pek yeni oldu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta eşimin abisi ve eltim ve kızları geldi. Tüm hafta yedik, içtik, alışveriş yaptık. Blogları gezip bugün ne yapsak dedik. Hatta Ankara’nın bir ucundaki gıda toptancılarına bile gittik ama hayal kırıklığına uğradım. Pasta yapımı için malzemelerin satıldığı bir tek dükkan bulamadık Kızılay’da. Oysa Kadıköy’de bir sokak içinde yan yana bir sürü vardır ve hangisini alacağını şaşırırsın. Kızılay’da bir tane bile yok. Toptancılara gidince de fiyatlar karşısında gözlerime inanamadım. Hem çok az şey var hem de çok pahalı. Bir iki şey alıp çıktık. Evde yaptığımız birkaç denemeden şimdilik aşağıda ayrıntılarını vereceğim bir çikolatalı ağaç tarifi denedik. Oldukça güzel oldu:) Ayrıca http://www.evcini.com/2006/11/post_1.html daki tarifi portakal reçeli ile denedik ve kurabiye kalıplarından değişik şekiller çıkarttı çocuklar. Onlara da eğlence oldu böylece ayrıca tatları da pek lezizdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eltim ile tüm mağazaları gezemedik ama hakkımızı da yemesinler hani epey çaba sarfettik:) Çocukları bakıcı ablalarına bırakıp kaçtığımız zamanlar sakin sakin dedikodumuzu yapıp, kahvelerimizi de yudumladık. Hatta Turta’ya bayıldık. Ümitköy’de iki katlı sadece ev tarzı tatlı,tuzlu ne isterseniz bulabileceğiz, huzur içinde pencereden minik bahçesine bakarken hem çok hoş müzik dinleyip, muhteşem lezzetleri deneyebileceğiniz bir cafe. Ben ayaküstü geçerken hep bir şeyler alırdım ama ilk defa gidip oturmak nasip oldu. Pek beğendik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim denediğimiz çikolata tarifine gelince:)&lt;br /&gt;1 paket margarin&lt;br /&gt;1 paket bitter çikolata&lt;br /&gt;1fincan kavrulmuş susam &lt;br /&gt;3 tatlı kaşığı bal &lt;br /&gt;5 kaşık kakao&lt;br /&gt;250 gr (1 paket) pirinç patlağı&lt;br /&gt;tarife ben ayrıca kavrulmuş fındık ve biraz da portakal reçelinin tanelerinden ekledim.&lt;br /&gt;Üzerine süs için 1 paket beyaz çikolata ve çekilmiş antep fıstığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitter çikolatayı eritin yağ da içine ilave ederek iyice erimelerini bekleyin. Daha sonra tüm malzelemeleri karıştırın. Limonluğun iç kısmına folyo koyup iyice karıştırdığınız bu karışımı içine doldurun ve ters çevirerek kalıptan çıkartın. Yavaşça üzerinde kalan folyoyu alın ve ayrıca erittiğiniz beyaz çikolata veya fıstık ile üzerini süsleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aman da aman ben de tarif yazarmışım:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-117127225883994023?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/02/ev-hatunu-ceyda_12.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>10</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-117127195586556428</guid><pubDate>Mon, 12 Feb 2007 09:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-02-12T01:19:15.880-08:00</atom:updated><title></title><description>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/2849/3635/1600/790711/P2050022%20copy.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/2849/3635/200/672756/P2050022%20copy.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf yüklemede problem yaşadığım için bu sekilde yükleyebildim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-117127195586556428?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/02/fotoraf-yklemede-problem-yaadm-iin-bu.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-117025427142342718</guid><pubDate>Wed, 31 Jan 2007 14:24:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-01-31T06:37:51.440-08:00</atom:updated><title>5 madde:)</title><description>Her seferinde diyorum ki daha sık yazacağım ama hep bir şeyler çıkıyor ve ben buraya istediğim sıklıkta yazamıyorum. Yazcığım beni sobelemiş ve buraya ilk onun için bir şeyler yazmak istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar hiç bahsetmediğim sizin bilmediğiniz neredeyse pek bir şey kalmadı ama bakalım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Yeni evlendiğim dönemde resim çalışmalarımı evde yapıyordum ve bir arkadaşım üniversiteden Rus bir hocayla çalıştığını ve beraber gidebileceğimizi söyleyince ben de onun atölyesine gitmeye başladım. Vefa hoca ile çok keyifli bir çalışma dönemi geçirdik. Yıl sonuna doğru benimle özel konuşmak istediğini söyledi ve atölyeye gittiğimde, bana, yaptığım resimlerden bazılarını Rusya’ya Güzel Sanatlar Akademisindeki kendi hocalarına gönderdiğini ve önümüzdeki yıl sınava bile girmeden beni okula kabul ettiklerini belirttikleri bir davet mektubu gönderdiklerini söyledi. O kadar şaşırmıştım ki bir süre mektuba bakakalmıştım:) Aradan kısa bir süre geçtikten sonra Damlakıza hamile olduğumu öğrendim ve tabi benim tüm hayatımın akışı değişti:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) İlkokul yaşlarında orman kampında oturuyorduk ve denizin dibinde olduğu için evler gece uyuyamadığım zaman yastığımı alıp iskelenin üstünde uyumaya giderdim. O zamanki en büyük hayalim yüzen bir evde yaşamaktı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Geçtiğimiz yıllarda şarap üretimine kafayı takıp, şarap yapmak için epey bir çaba harcamıştım ve topu topu bir şişe olunca bu sevdadan vaz geçmiştim. Ancak bir şişe bile olsa pek kaliteli olmuştu söylemeden geçemeyeceğim:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Son dönemlerdeki hedefimde emekli olunca Ege’ye yerleşmek ve de eski usul taşbaskı zeytinyağ fabrikası satın almak. Bu işten para kazanılır mı diye merak edenler olursa. Cevap: Hayır:) Olsun amaç insanın kendini mutlu hissetmesi:)) Kendi yağımızı sıkarım ben de:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) Buradaki yani blog değil iş anlamındaki dükkanı kapatıyor oluşum da 5. madde olarak yerini alsın bari. İş yerini kapatma kararı aldık. Aslında yazarken artık çok da zor gelmiyor ama baştan doğrusu bu mu gerçekten diye çok sorguladım. Nedenleri şimdilik bende kalsın. Bundan sonra başka bir iş hayatında mutluluğu bulmak dileğiyle diyorum kendime:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz önce baktım da öyle çok kişi sobelenmiş, ben de Nikoçaro, Mutfak robotu ve Çiçekli bahçeye sobe diyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-117025427142342718?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/01/5-madde.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>10</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116833147051551812</guid><pubDate>Tue, 09 Jan 2007 08:27:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-01-09T00:44:44.060-08:00</atom:updated><title>Gezi notu</title><description>Koca bir tatilin ardından döndük. Gerçekten uzun bir tatil oldu perşembe ve cumayı da ekleyince. Tahminimden daha keyifli geçti. İzmir güzel bir şehir, hava o kadar güzeldi ki hırkayla dolaştım ve deniz var daha ne olsun:) Yolda giderken Afyon’dan aldığımız ekmek kadayıfını sevgili elticiğim yaptı. Muhteşem olmuştu. Daha durun biz resmini çekeceğiz diyemeden paylaştırmaya başladılar. O yaparken başında durup nasıl yaptığını da öğrenip, dönüşte tekrar Afyondan alarak geldik. Burada da ben yapacağım bakalım:)&lt;br /&gt;En keyiflisi de Perşembe günü eşimle beraber bir yer bakmak için Havran köylerinde kendimizi dağlara vurduğumuz gündü bence. Çocukları büyüklere emanet ederek sabahın 6:30 da yola çıktık. Yol üzerinde simit, peynir, çay kahvaltısı. 9:30 da da Havranın meydan kahvesinde ağbimizle buluştuk. Okuldan kaçan çocuklar gibi hissettim kendimi. Uzun zamandır çocuklar olmadan bir yere gitmemiştik çünkü. Gidilecek olan mekana doğru yola çıktık. Hava o kadar temizdi ki, ağaçlar, bir taraf orman bayıldım oralara. Dönüşte Edremit üzerinden elticiğimi de alarak Akçay’a gittik. Kordon da kahvemizi içtik eski günlerdeki gibi. Daha sonra bizim gezeceğimiz göreceğimiz çok yer var diyerek vedalaştık ve Ören’de denize karşı güneşi batırdık. Ardından da Cunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep çok sevmişimdir. Eski Rum evleri, taş binalar, Arnavut kaldırımlarıyla güzel bir manzara oluşturuyor. Dar sokaklarında gezindik, Cunda Adası'nda sahilyolu boyunca birçok balık lokantası sıralanıyor. İnsan kendini her yere ait hissedemez. Ben kendimi her seferinde oraya ait hissediyorum ve bu ilginç geliyor bana. Çok fazla zaman geçirmedim orada aslında sadece böyle kısa ziyaretler ama evet ben buraya aitim duygusunu yaşıyorum her seferinde. Hele taş binalar arasında gezinmek, dar sokaklarda yürümek, mis gibi deniz havasını solumak, insanları çok keyifli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahtiyarın yerinde ortada yanan kocaman şöminenin yanında içilen rakının, yenilen kalamarın ve diğer mezelerin tadına da diyecek yok. Sadece şu kadarını diyebiliyorum; Benim aklım, yüreğim Ege’de kaldı:))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116833147051551812?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2007/01/gezi-notu.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>10</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116731393913767248</guid><pubDate>Thu, 28 Dec 2006 13:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-12-28T05:52:19.150-08:00</atom:updated><title></title><description>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/2849/3635/1600/351246/KART.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/2849/3635/320/167932/KART.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116731393913767248?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/12/blog-post.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>7</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116703868031712493</guid><pubDate>Mon, 25 Dec 2006 08:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-12-25T01:24:40.333-08:00</atom:updated><title>Bunca aradan sonra.</title><description>Yazmayı özledim, sizleri özledim ama bir türlü fırsat bulup da yazamadım. Elimden geldiğince sizin yazdıklarınızı okumaya gayret ettim ama comment bile bırakamadım çoğu zaman. Bu sabah yeter be diyerekten tüm işler bir kenara, buraya yazmaya başladım. Kuğuucuğum 2007deki hayallerimiz sormuş. Cevap veriyorum: Sakin bir hayat:)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sukuşunun proje ödevini yüzümüzün akıyla bitirdik ve de teslim ettik. Öğretmenimiz bize aferin dedi:)) Bu süre içinde okulda düzenlenen 2 yemek organizasyonunu da başarıyla tamamladık. Ne faal okulumuz var yarabbim:)) Proje çalışmaları sırasında ofisimizdeki ağacımızı da çocuklarla beraber süsledik, hepsi pek mutlu oldular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damlakız ayakbaşparmağını kapının eşiğindeki metal şeride çarpınca 2 hafta önce akşamın bir vakti hastanenin acil servisine zor attık kendimizi. Doktor amcamız dikiş gerekiyor diyince uyuşturmaya gerek yok dedi. Amanın kızım olur mu derken uyuşturtmadan 3 dikiş atıldı. "Eh acıdı ama iğne olmak istemedim ne bilip iğneyle dikeceğini" dedi sonra da. Ah be kızım bir laf dinlesen. Neyse sağ sağlim bunu da atlattık. Geçen hafta sonu dikişler alındı ama 2 hafta boyunca voleybol antremanına gidemeyişiyle bizi de bitirdi:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evin minik adamı cumartesi günü 3 yaşını bitirip 4 yaşına bastı. Anneanne, babaanne, baba, ablalar ve ben eşliğinde evde mumları üfledik. Babamız iki haftadır Romanya'da idi. Uzun zamandır (eski işinden sonra) bu kadar uzun süre evden uzaklaşmadığı için hepimizi zor geldi bu sefer. Tüm işleri bitirip tam zamanında dönebildi. Eski videolarını seyrettik ve ne kadar büyümüş dedik. Sürekli gözümüzün önünde olunca ne kadar değiştiğini farkedemiyor insan. İstanbul'daki evde çekilenler çok komikti gerçekten. Bir yaşında falan televizyonun karşısında oynuyor, oynarken düşüyor, babasıyla top oynarken de duran topa ayağıyla vuracağına, eğilip kafasıyla vurmaya çalışıyor:))) Çok güldük görüntülere kendisinin de çok hoşuna gitti:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene bayram ve yilbaşının bir araya gelmesine pek sevinemedim. Yılbaşında evde olmayı seviyorum ben. Gece dışarıya çıkılacaksa çıkılır ama kendi evimde olmayı seviyorum. Çocuklar uyuduktan sonra da Nişantaşına falan giderdik ya da Beyoğlu'na. Gerçi oraları çok uzak şimdi ama Ankara'da da bulurduk bir yerler gezecek. Ancak bayram nedeniyle İzmir'deyiz bu sefer. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilerim hepinizin yeni yıldan beklentileriniz istediğiniz gibi gerçekleşir ve tüm dilekleriniz yerine gelir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116703868031712493?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/12/bunca-aradan-sonra.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>17</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116522212590740146</guid><pubDate>Mon, 04 Dec 2006 08:22:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-12-04T00:48:45.920-08:00</atom:updated><title>velilerin okul ödevi dayanışması:)</title><description>Okullu olmak zor zenaat. Bir haftadır Sukuşu'nun sınıfında bir hummalı çalışma var ki sormayın. Bunun neresi garip demeyin çünkü hummalı çalışma çocuklarda değil velilerde:))) Matematik dersinde bir proje çalışması var. Bir organizasyon hazırlayacaksın, hesap, kitap ve oturma düzeni gibi olayları çözümleyeceksin, bunları yaparken velilerden de yardım alacaksın ve bunu grup halinde yapacaksın:) Öğretmenimiz de 5er kişilik gruplar yapmış. Her bir grupta hırs:))) Hal böyle olunca veliler bir araya gelerek önce bir konu bulalım dediler. Ne fikirler yok ki. Löseve yardım, yine hayır kurumlarına yarışmalar. Bizim grupta ağaç dikme kampanyasına karar verdi. Tabii bununla bitmiyor. 5 ayrı kola bölündü, agac ve zemin tesbiti, organizasyon, finans, lojistik falan gibi. Hayali sponsorlar bulunacak, yer tesbit edilecek, kac metreye bir agaç dikilecek, cinsi ne olacak, iklim sartları, afişler, davetliler, davetiyeler, ikram edilecekler, getir götür işleri, sunumlar, slaytlar, proje dosyası derken bizim proje oldu sanki sanırsınız bitirme tezi:)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü yapılan toplantıdan sonra çarşamba akşamı her veli ödevinin bir kısmını diğer grup üyeleriyle paylaşmak üzere dağıldık:)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan çocukların kendileri için öğreneceği şeyler var mı diye sorarsanız matematikle alakası var mı siz karar verin;&lt;br /&gt;1) Arkadaşımın annesiyle benim annem nasıl birlikte çalışır?&lt;br /&gt;2) Bugünkü toplantı da hangi kurabiyeyi yiyeceğiz?&lt;br /&gt;3) Power point sunum yaparken bu şekli bura mı koymalı, bu tuşa basınca kuş çıkacak mı?&lt;br /&gt;4) Kolaj nasıl yapılır? (Sanırım en keyiflisi de bu davetiye hazırlarken onlara anlatıp kendilerine yaptıracağım çünkü) eee çorbada onların da tuzu olsun:))))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116522212590740146?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/12/velilerin-okul-devi-dayanmas.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>14</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116478881781644232</guid><pubDate>Wed, 29 Nov 2006 08:25:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-11-29T00:26:57.826-08:00</atom:updated><title>Yazı</title><description>Kaç gündür giriyorum bloga ve tam iki satır yazmaya başlıyorum, işler birden yoğunlaşıyor, birazdan devam ederim diyorum ne mümkün:) Şimdi de bilmem kaçıncı yazıya başladım bunu bitirebilirimsem çok mutlu olacağım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu sıra herşey öyle hızlı ki yetişmeye çalışırken yorgun düşmekten korkuyorum. Kendi işini yaparken insan hadi saat 6 oldu gideyim artık diyemiyor. Yemek yaparken, alışverişte bile iş düşünürken buluyorum kendimi. Bunu böyle yaparsam mı iyi, şöyle mi yapmalı diye sürekli plan proje içinde oluyorsun. Eskiden şirketlerde çalışırken de tamam 6 oldu çıkalımcı biri değildim ama burada daha fazla enerji gerekiyor. Bu şikayet değil aslında sedece biraz daha rahat olmam konusunda kendimi telkin sanırım:)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de fena halde İstanbul'u özledim sanırım şu sıralar:) Boğazın kokusunu, her sabah onların sesiyle uyanırken offf yine mi dediğim martıları, İstiklal cad.'ni, beyoğlunun kalabalığını,fransız sokağında çalan müziği, kapalıçarşıdaki dar sokakları, sahafların tozlu kitaplarını, kızkulesinin zerafetini, damalisin kahvesini, beylerbeyinin çayını, vapurun sesini, trafiğini, gürültüsünü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En kısa zamanda bir haftasonu gidilmeli sanırım:)))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116478881781644232?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/11/yaz.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>8</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116418422336841081</guid><pubDate>Wed, 22 Nov 2006 08:12:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-11-22T00:30:23.376-08:00</atom:updated><title>Cmt ve sonrası</title><description>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/3825/4044/1600/masa05.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/3825/4044/320/masa05.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi gecesini gayet başarılı bir şekilde geçirmenin dayanılmaz hafifliği ile bir kaç gün blogu da sermiş bulunmaktayım biliyorum:))) Ama size kısa bir özet geçiyorum hemen. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cmt. sabahtan başladım hazırlıklara, ben akşam yemeği olduğu için 19:00 gibi gelirler diye tahmin ederken 16:00 gibi biz geliyoruz telefonları gelmeye başladı:) Neyseki bir çok şey hazırdı. Hemen sofralar hazırlanmaya başladı. Koltukları biraz iterek 3 masa kurduk:)) Sayı gerçekten de 30 idi çocuklarla beraber. Onlara da ayrıca bir masa hazırladık. İlk defa bu kadar çok katılım olmuş bu tür bir organizasyonda. Bu da beni pek mutlu etti. Çocuklar da üstkatta kendilerince gruplara ayrıldılar yaşlarına göre ve gecenin sonunda herkes memnun görünüyordu:) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü haliyle yayılarak geçirdik. Zaten tüm hafta eve sürekli bir şeyler aldığımız için alışverişe de gitmedik:) Pazartesi günü yine toplantılar yoğun olduğu için de ancak bugün yazımı yazabildim. Tembel beni:))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116418422336841081?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/11/cmt-ve-sonras.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>16</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116366760608919701</guid><pubDate>Thu, 16 Nov 2006 08:21:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-11-16T01:00:06.096-08:00</atom:updated><title>Dünden sonra, yarından önce.</title><description>Dün sabah bizim Sukuşu'nun ben okula gitmiyeceğim demesiyle güne başladık. Ne oluyor paniğini atlattıktan sonra birgün önce okulda öğretmeniyle bir problem olduğu çıktı ortaya. Amanın dedim aklıma biyonikkedinin yazıları geldi ama öğretmeni geçen yıl da aynıydı yok değil saçmalama diyerek kendimi bir yatıştırdım ve Sukuşu ile olabildiğince sakin konuşmaya başladım. Neyse olayın bizim ufaklığın dersleri biraz sermesiyle alakalı olarak öğretmeninden azar işitmesi olduğu ortaya çıktı. Zaten olayı bir haftadır ben de takipteyim bunun geçici bir süreç olduğunun ve Sukuşunun kendini toplayacağından emin olduğum için üstüne gitmeyerek sadece izlemekte olduğumu ama yatarken bazı hikayelerle olayı ona bildiğimizi ve en azından şimdilik ona bıraktığımızı dokundurmaktayım. Nedenini gayet iyi biliyorum çünkü:) Neden de Damlakız'ın bu sene kendinden hiç beklenmeyen bir şekilde derslere sarılması ve eve gelince hay allah ya yine 98 falan diyerek hani bizim Damlakız hep 100 alıyorda 98 çok da memnun olmamış gibi şımarması. Voleybolda 2. gruba yükselmesi.(maçlara çıkacak kendisi artık:))Sukuşu'nun okul, bale ve yüzme motivasyonunu etkiledi biraz. Dün akşam tekrar 2 kızımla beraber bir çay sohbeti yaptık ve ikisi de bugün pek bir neşeli kalktılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii benim dün iki arada bir derede Sukuşunun öğretmeniyle yaptığım ufak sohbetten haberi yok:)) Kendisi gerçekten her sınıfa gerekli bir öğretmen, sohbet sonunda herkes daha rahatlamış ve huzurluydu. Kendisine teşekkür ediyorum buradan da ilgi ve anlayışına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de bir bilmecem var arkadaşlar:))) 30 kişi yemekte nasıl ağırlanır??? 3 gün önce kocamın dediğine göre bu cmt. akşamı 30 kadar misafirimiz olacakmış akşam yemeğinde. Hadi canım dedim yoooo gerçekten dedi. Hani kızlardan birini istemeye geliyorlar da haberim mi yok ya da oğlanı benden gizli sünnet mi ettiriyoruz ayol adam nedir bu :))) İşyerinden arkadaşları, eşleri, çoluk çocuk 30 oluyoruz. E bana kolay gelsin kızlar ben gidip yemek yapayım:))))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116366760608919701?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/11/dnden-sonra-yarndan-nce.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>11</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116349622553671790</guid><pubDate>Tue, 14 Nov 2006 08:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-11-14T01:23:45.550-08:00</atom:updated><title>Siyah İnci'den mektup var:)</title><description>Dün Siyah İnci'den haber aldım ve burada diğer benim gibi merak eden herkesle paylaşmak istedim. Blogunu bir kaza sonucu kapatmış ancak tekrar yeni bir blog açacakmış. Oh dedim rahatladım:)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradaki dostlukların, arkadaşlıkların gücü gerçekten çok büyük birçoğumuz birbirimizi tanımıyoruz ama eski dostlar gibi de birbirimizi önemsiyoruz, merak ediyoruz. Bir süre biri yazmasa nerede, ne oldu diyoruz, derdine üzülüp, mutluluğuna seviniyoruz. Yazılarından o söylemese de ne hissettiğini anlıyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir blog toplantısı yapsak diyorum:)) Zamanını herkese uygun olan bir zamana ayarlamaya çalışalım hemen bu haftasonu demiyelim ki herkes kendini ona göre organize etsin. Gelmek isteyenler parmak kaldırsın:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ps: Siyah İnci maillerine cevap yazdım ama alamadıysan bana tel nomerosu yazarsan arayabilirim canım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116349622553671790?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/11/siyah-inciden-mektup-var.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>13</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116315164568039117</guid><pubDate>Fri, 10 Nov 2006 08:10:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-11-10T01:40:45.690-08:00</atom:updated><title>Yeni proje ve ilk sonuç</title><description>Eveettt yeni proje, koşuşturma derken sonunda sizlere de artık bundan bahsedebilirim. Burada yazmamak, evde konuşmamak için harcadığım çabayı size anlatamam:))) Bu sefer kendime söz vermiştim bir sonuç alıncaya kadar söylemeyeceğim diye çünkü. Aslında kendimi test ettim çünkü hemen anlatırım ben, söylemeden duramam:)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz zaten burada ingilizce ders veriyoruz ama öğrencilerimiz genelde akademisyen. Hepsi kocaman insanlar ama ben ve güzi çocuk manyağı iki kadın olarak ve bu işin küçükten temellerinin doğru atılması gerektiğini düşündüğümden ve yıllardır zaten bir sürü anaokulu ve kreşlerle haşır neşir olmamdan kaynaklı. Neden daha küçük çocuklar da olmasın diyerek anaokulu ve kreşlere yönelik bir program hazırlamaya başladık. Ne kadar küçük yaşta sevdirilebilinirse ve ne kadar doğru bir öğretim seçilirse ve de ne kadar eğlenceli hale getirilirse alınan sonuçta o derece başarılı oluyor diye düşünüyorum. İlk anaokulumuzla dün anlaşmamızı tamamladık:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sürü 4,5,6 yaş gruplarımızdan yeni çocuklarımız var:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116315164568039117?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/11/yeni-proje-ve-ilk-sonu.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>17</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116305857143838715</guid><pubDate>Thu, 09 Nov 2006 07:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-11-08T23:49:31.446-08:00</atom:updated><title>Kayıp: Siyah İnci</title><description>Siyah İnci'den haberi olan var mı??? İki gündür bloğuna girilmiyor. Mail gönderdim mailler de geri döndü. Haberi olan var mı??? Çok merak ettim ben...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116305857143838715?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/11/kayp-siyah-inci.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116288843408825584</guid><pubDate>Tue, 07 Nov 2006 08:13:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-11-07T00:33:54.096-08:00</atom:updated><title></title><description>Evet biliyorum çok ara verdim. Bir önceki postta deniz var ama şimdi dışarıda kar:))) Haftasonunu beyaz karlar içinde kahvaltı sefasıyla açtıktan sonra geçen haftadan beri bir maratondur devam ediyor. Ofiste yeni bir proje peşinde koşturmaktan etrafımı görecek halim yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta biz bunu neden yapmıyoruz diye bir fikirle sohbet masasından kalktıktan sonra günledir bu işin alt yapı çalışmaları devam ediyor. Sonuçlandığı gibi sizlere de anlatacağım ama biraz daha zaman gerek:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada blogda gezerken herkes bir sürü şey yazmış hepinize yetişeceğim çok azimliyim:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada bir de soru sizlere!!!&lt;br /&gt;Çocukluğunuzda ilk çıktığınız gösteride ne yaptınız ya da hangi roldeydiniz&lt;br /&gt;Tazeleyin bakalım hatıraları:)))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116288843408825584?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/11/evet-biliyorum-ok-ara-verdim.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>8</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116193628234077231</guid><pubDate>Fri, 27 Oct 2006 07:09:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-10-27T01:04:42.483-07:00</atom:updated><title>Tatil:)</title><description>En sonunda, nihayet ben de bir tatil yaptım:)) Hatta tatil olayının gözünü çıkarttım bile desem az olur:) Cmt. öğlen giriş yaptığımız tatilköyünden çarş öğleden sonrasına kadar sadece yedim,içtim, denize girdim, havuzda yuvarlandım. oh be nihayet yazabildim:)))) Bütün yaz bloglarda ben buraya gittim şunu da yaptım yazıları karşısında hasetimden çatladıktan sonra tatil dönüşü bunları yazmak pek bir güzel oluyormuş:))) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam valla normale dönücem ama biraz daha zaman gerekiyor e kolay değil bunca zaman sonra tatili yaşamak:)) Antalya'nın güzide sahil şeridinde konuşlandığımız tatil köyünden sıfır eşya zayiatı ile tatilimizi sonlandırmış olmak da ayrı bir keyif. Ne de olsa o kadar çocukla gidince birinin şapkası, digerinin tişörtü baska başka yerlere kaçıveriyorlardı:) Parasailing bile yaptım valla ve de surf en kısa zamanda fotoları da yayınlayacağım:))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116193628234077231?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/10/tatil.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>19</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116132728659563319</guid><pubDate>Fri, 20 Oct 2006 06:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-10-19T23:54:46.606-07:00</atom:updated><title>Bugün benim günüm</title><description>Bugün benim doğum günüm:)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca yıl nasıl geçti diye düşündüm insan belli bir yaşa gelince bole oluyor galiba:)&lt;br /&gt;Yaşadıkça pek çok şey öğreniyor insan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve &lt;br /&gt;bu şiiri buldum eski dosyalarımda sanırım bu herşeyi özetliyor:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,&lt;br /&gt;Kendimi bulduğumda anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,&lt;br /&gt;Kendi yolumu çizdiğimde anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..&lt;br /&gt;Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,&lt;br /&gt;Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,&lt;br /&gt;Neden hiç ağlamadığını anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,&lt;br /&gt;Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,&lt;br /&gt;Çok acıttığında anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,&lt;br /&gt;Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,&lt;br /&gt;Yüreğini elime koyduğunda anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,&lt;br /&gt;Sana ''git'' dediğimde anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,&lt;br /&gt;Git dediklerinde gittiğimde anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,&lt;br /&gt;Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..&lt;br /&gt;Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, &lt;br /&gt;Gerçekten pişman olduğumda anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,&lt;br /&gt;Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,&lt;br /&gt;Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,&lt;br /&gt;Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi emekmiş,&lt;br /&gt;Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can Yücel&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116132728659563319?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/10/bugn-benim-gnm.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>18</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116099193391461441</guid><pubDate>Mon, 16 Oct 2006 09:44:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-10-16T02:45:33.923-07:00</atom:updated><title>Eskilerim ve ben.</title><description>Of Allahım ne eskici ruhlu bir kadınım yahu ben. Her evi tepe taklak attırdığımda kesinlikle biriktirmiycem bundan sonra diyorum ve yine biriktiriyorum. Hafta sonu artık kışlıkları çıkartsan anne diye benimkiler ayaklanma çıkartınca iyi bari diyerek, evdeki ortada görünmemesi gereken herşeyi bir güzel istiflediğim merdiven altının yarasını deştim. Ahh ahhh neler saklamışım yahu:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukların küçülüp de benim vermeye kıyamadığım hatıra olsun diye sakladığım kıyafetleri, oyuncaklar, benim ilk iş görüşmesine giderken götürdüğüm "ne becerikliyim sunum dosyam" bin yıllık sanırım:), kocamın bitirme ödevi ve kocaman disketi (o zaman kocaman disketler vardı:))) Kızların ilk defterleri, lisedeyken hazırladığım anket defterleri, ay bir de resim dosyası var ki kendimi pek bir takdir ettim. Üzerine bir sürü daha şimdi bile modası geçmemiş araba resimleri (bir ton para verip Alman Bravo dergisi alırdık oralardan kesip kolaj yapmışım:)), kurdelalarla bağlama yerleri falan pek süslü, büyük kızım el koydu bu arada ona. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de kızlara birer kutu yapmıştım onları görünce de çok duygulandım. İlk el ve ayak izleri, hastanede bileklerine takılan isim bantları, saçları kesilince sakladığım bir tutam saç (bir de bantlamışım dağılmasın diye:)), ilk dişleri, bana yazdıkları yazılar, yaptıkları resimler aklınıza ne gelirse o kutularda. İyice büyüdüklerinde onlara vermek için hatırlamaları için bir sürü anıyı koymuşum kutulara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben tabii bunların hiçbirini atamadım yine gayet güzel tekrardan istifledim:)))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116099193391461441?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/10/eskilerim-ve-ben.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>9</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-33147269.post-116072806470502631</guid><pubDate>Fri, 13 Oct 2006 08:22:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-10-13T01:27:44.713-07:00</atom:updated><title></title><description>Kızlar size super tavsiyeler makyaj ve de saç konusunda. Bunları yapıyorsunuz olay tamam hehe. Sen yapıyor musun derseniz yok benim bu kadar uğraşacak zamanım yok:)) Ama kızları evlendirdikten sonra ben de süslenip püslenip kokoş olacağım:)))) Şimdilik yapabildiğim bir parlatıcı bir de allık, saçaları da tersten hafif köpükle koş işe:) Olsun benim de birgün zamanım olacak (ay rüyaya bak:))))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makyaj&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerinizi küçük göstermemesi icin, eyeliner'ı hem üst, hem de alt kripik diplerinize kalın bir şekilde sürmemelisiniz&lt;br /&gt;Göz makyajında üst kirpik diplerinize odaklanırsanız, istediğiniz iri göz etkisini elde edebilirsiniz. Kalemi ya da eyeliner'ı içten dışa doğru belirgin bir çizgi halinde çekin. Alt kirpik diplerini boyarken kalemi fazla bastırmayın ve sert çizgileri pamuk ya da eyeliner fırçasıyla dağıtarak yumuşatın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dudağınızın kendi rengine en yakın renkte bir dudak kalemini dıştan içeri doğru sürün. Çerçevelemeyi doğru yapmak için önce sol kenardan başlayıp ortaya geldikten sonra, aynı işlemi sağ tarafla da tekrarlayın. Daha sonra aynı işlemi alt dudağınız için de uygulayın. Ardından boyadığınız bölgenin içini gene dudak kalemiyle doldurun. Böylece, üste ruju da sürdüğünüzde, boyanın dudaklarınızdan silinmesi hem daha yavaş, hem de eşit şekilde olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ten rengi icin farklı formül ve renkte fondöten deneyerek işe başlayın. Mükemmel ton, sürüp yaydığınızda, cildinizin rengiyle bütünleşip kaybolandır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kirpikleriniz topak topak olmaması için çok fazla rimel sürülmemeli. Ambalajı açılıp kullanılmış rimellerin ömrü genelde üç aydır. Ayrıca boyayı sürmeden önce, fırça üzerindeki fazla boyayı tüpün kenarına sürerek alın. İki kat sürmek yeterli olacaktır. Kirpiklerinize yapışan küçük boya parçacıklarını bir kirpik tarağıyla tarayarak temizleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allığı, allığın ambalajı içindeki kendi minik fırçasıyla sürmeye çalışıyorsanız, bundan vazgeçin. Bunun yerine kocaman kalın bir fırça kullanıp, fırçaya bulaşan fazla allığı silkeleyin. "Peynir" deyip, allığı doğrudan elmacık kemiklerinize sürüp, şakaklarınıza doğru yayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modern ve kısa saçlar için:&lt;br /&gt;Daha düz bir görüntü için, saçlarınıza briyantin sürerek kurutun. Saçınızı daha hacimli kullanmak istiyorsanız, saç diplerine sprey jöle sürerek, saçların sönük durmasını engelleyebilirsiniz. Daha sonra yuvarlak bir fırça yardımıyla saç uçlarınıza dalga verin. Şimdi biraz briyantinle dalgaları belirginleştirin.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Katlı ve dağınık saçlar için:&lt;br /&gt;Saçınızı hacimli göstermek için köpük kullanın. Şimdi yuvarlak bir fırça, ya da büyük bigudiler kullanarak saçınıza hacim ve hareket kazandırın. Daha dağınık ve asi bir bir tarz için, saçınızı karıştırıp spreyle sabitleyin. Sprey jöle sürerek bitirin.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Orta uzunlukta ve katlı&lt;br /&gt;Daha düz görünümlü saçlar için, saçınızı düz bir fırça ve düzleştirici etkisi olan bir ürünle kurutun. Tercihiniz hacimli ve hareketli saçlardan yanaysa, o zaman da saçlarınızı 2,5 santimlik parçalara ayırdıktan sonra, bu parçalara sprey jöle sürün. Şimdi büyük boy bigudilerle, ya da maşa yardımıyla sardıktan sonra kurumaya bırakın. Kuruduktan sonra saçlarınızı öne atıp karıştırın.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kıvırcık ve katlı&lt;br /&gt;Lülelerinize doğal bir görünüm vermek için, biraz jöle ve şekillendirici kremi tüm saçınıza sürüp dağıtın. Saçınız tamamen kuruyana kadar ona dokunmayın. Daha belirgin bukleler için tüm saça köpük sürdükten sonra kurutun. Orta büyüklükte bigudilerle bukleleri belirginleştirin, sonra da parmaklarınız yardımıyla bukleleri açıp karıştırın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/33147269-116072806470502631?l=ceydanintukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://ceydanintukkani.blogspot.com/2006/10/kzlar-size-super-tavsiyeler-makyaj-ve.html</link><author>noreply@blogger.com (ceyda'nın tükkanı)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></item></channel></rss>